13 Nisan 2010 Salı
iyiyemekten Zeyno'ya uzanan yol...
Sevgili olmasını hayal ettiğim okurlarım,
Hayalin büyüğü küçüğü yoktur derler. Hayal etmek bedavadır. Zihnimizin, kalbimizin el verdiği sürece hayallere dalarız bu yüzden. Hele birinin gerçek olduğunu görüverelim, bir anda tüm hayallerin namusu bozulur, hayal dünyasından çıkıp, gerçeğin kölesi olur gariban hayaller.
İşte Zeyno da, çok ufaklıktan beri hayallere dalıp duran, rüyalarını ciddiye alan, iki ayrı dünyada yaşamanın hazzını alan bir kızcağızdır. Tek tutkusu "gastronomi" denilen, insanlığın başlangıcından bu yana en mühim anlara şahit olmuş, önceleri fizyolojik, daha sonraları maddi ve keyfi ihtiyacın peşinden koşturmak olmuş. Kimi vardır bu işi suya sabuna dokunmadan yapar. Lakin, Zeyno'nun bir başka hayali de bu tutku sofrasına başka tutkuluları oturtmaktır. Paylaşmak, gelişmek, analamak, hissetmek hayatın vazgeçilmezlerini oluşturmaya başlamış.
Derken hayaller, başka hayalleri peşi sıra getirmiş. Gerçekleştikçe gurur duymuş, haz almış ama bir süre sonra da vücudun titreşimlerinin hayallerin dinamizmine ayak uyduramadığını, hayallerin içinde yavaş yavaş kaybolduğunu, hayallerin gerçeğe dönüşmesi için bu yaşamda sevmediği manzaralarla karşı karşıya kalması gerektiğini fark etmiş.
Ve sonra bir anda durmuş!
İşte bu blog hayalleri ile sadece ve sadece Zeyno'nun...
Takip etmeniz ümidiyle, etmeseniz de böyle bir yerin varlığını bilmek yeter!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Zeyno'cum ilk yorumun ben olayım dedim :)
YanıtlaSilNe kadar harika yapmışsın! Şiddetle takip edeceğimden emin olabilirsin. Hatta adresini bloğuma koyuyorum bende...
Çok öpüyorum;
Elçin
Hayırlı olsun. 4 gözle bekliyorum.
YanıtlaSilSevgiler
Oburcan
Zeynocum hayırlı olsun, çok sevindim :) Öpüyorum.
YanıtlaSilASLOLAN GERÇEK HAYALLERDİR,BİZİM HAYAL DEDİKLERİMİZ İSE ONUN YANILSAMALARI...
YanıtlaSilRASTGELE ZEYNOCUĞUM...
HANOŞ